İmam cenazede öyle laflar etti ki!

Orhangazi-Yalova karayolunda meydana gelen trafik kazasında yaşamını yitiren iki genç kızın teslim alındığı törende, imamın öyle laflar etti ki kulaklarınıza inanamayacaksınız.

Orhangazi-Yalova karayolunda meydana gelen trafik kazasında, bir kamyon ile kamyonet çarpıştı.
Berkay Ö. idaresindeki kamyonette bulunan Yalova Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Endüstri Mühendisliği Bölümü 3. sınıf öğrencileri Sıla Daşdemir ve Buse Karakurum yaşamını yitirirken, Berkay Ö. ve Eser Engin ağır yaralandı.

Cenazeleri ailelerine teslim edilen 22 yaşındaki Sıla Daşdemir İzmir’de, 24 yaşındaki Buse Karakurum ise Manisa’nın Soma ilçesinde toprağa verilecek.

Bu arada, Sıla Daşdemir’in Balıkesir 9. Ana Jet Üs Komutanlığı’nda alan Hava Kıdemli Başçavuş Vural Daşdemir ile kızı Buse Karakurum’un babası emekli Necmi Karakurum, cenaze teslim töreninde sarılarak birbirlerini teselli ettiler.

Törende imamın “Çocuklarınızı okusunlar diye uzak illere göndermeyin” öğüdü ise gerginlik çıkmasına neden oldu.

İmam Ahmet Yavuz’un, “Sizleri okusunlar adam olsunlar diye uzak illere yakın illere gönderiyorlar, kendinize dikkat ederek daha düzenli bir şekilde…” diye devam eden sözleri üzerine tepkiler arttı ve imam konuşmasını kesmek zorunda kaldı.

İmam Yavuz, tepki çeken konuşmayı rektör yardımcısının istediği üzerine yaptığını iddia etti.

Libya’dan Mısır’a 2 milyar dolar

Libya’nın yeni atanan Kahire Büyükelçisi Muhammed Feyz Cibril, Libya Hükümeti’nin Mısır’a 2 milyar dolar ekonomik yardımda bulunacağını açıkladı.

Libya’nın yeni atanan Kahire Büyükelçisi Muhammed Feyz Cibril, Libya Hükümeti’nin Mısır’a 2 milyar dolar ekonomik yardımda bulunacağını açıkladı.

Cibril, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Mısır’a yapılacak 2 milyar dolar yardımın, Mısır Merkez Bankası’na depozito olarak yatırılacağını belirtti. Mısır’a ayrıca yılda 1 milyon varil petrol ve yan ürünlerin sağlanacağını ifade eden Cibril, Libya’nın Mısır’daki Kaddafi rejimine ait paraların tespiti için bir heyet göndereceğini de sözlerine ekledi.

Libya’nın Mısır’a ekonomik yardım kararı, Mısır’da gözaltına alınan üç Kaddafi rejimi üyesinden ikisinin Libya’ya iade edilmesi kararı ile aynı dönemde gerçekleşiyor.

Beni sevişmeye zorladı

Kiracı kadına tecavüz’ iddiasına 8 yıl 4 ay hapis cezası

Adana’da, cezaevinden izinli çıkıp, kiracısı olan reklam ajansı sahibi 37 yaşındaki N.C.’ye tecavüz ettiği suçlamasıyla tutuklanan kadın kuaförü 39 yaşındaki Ozan Sayılkan, 8 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Olay, 8 Aralık 2012′de, merkez Seyhan İlçesi Kocavezir Mahallesi’ndeki Pazarlar Caddesi’nde meydana geldi. Aytan İşhanı’nın 3′üncü katından gelen kadın çığlıklarını duyanlar, durumu polise bildirdi. Olay yerine gelen polis ekipleri, mobilya döşeli ofis içerisinde Ozan Sayılkan ile N.C.’yi yarı çıplak halde buldu. N.C.’nin kendisine tecavüz etmeye çalıştığını iddia ettiği Sayılkan, ifadesinin ardından çıkarıldığı nöbetçi mahkeme tarafından tutuklandı. Başka bir suçtan girdiği cezaevinden izinli çıktığı belirlenen Ozan Sayılkan hakkında, ‘nitelikli cinsel saldırı’ ve ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından toplam 22.5 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

3′üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan sanık Ozan Sayılkan, kendisine komplo kurulduğunu ileri sürdü. Sayılkan, “Ben olay tarihinde alkol alıyordum. Müştekinin kendisi bizim kiracımız oluyor. Beni telefonla arayarak sorunlar olduğunu ve görüşmek istediğini söyledi. Ben de kabul ettim. Birlikte oturup sigara içtik. Sonra kendisi bana hayat kadını olduğunu, bakmakla yükümlü olduğu kişiler olduğu için bu işi yaptığını söyledi. Birlikte üzerimizi çıkarıp öpüşmeye başladık. Bir ara çocuğunun rahatsız olduğunu ve telefon açması gerektiğini söyledi. Telefonla mesaj çekti. Birileriyle görüştü. Bir süre sonra da polisler geldi. Ben zorla bir şey yapmadım” dedi.

‘AİLEMDEN PARA İSTEMİŞ’
Sanık Ozan Sayılkan, son savunmasında ise “Suçlamayı kabul etmiyorum. İftiralarla karşı karşıyayım. Müşteki, ailemden şikayetinden vazgeçmesi karşılığında para istemiş. Ben suçsuzum beraatımı istiyorum” diye konuştu.

Karar duruşmasına katılmayan N.C. de ilk duruşmada verdiği ifadesinde Ozan Sayılkan’ın, “Ben 4 yıldır cezaevindeyim. Kadına hasretim” diyerek kendisini tehdit edip sevişmeye zorladığını ileri sürdü.

‘BENİ SEVİŞMEYE ZORLADI’
N.C. daha önce verdiği ifadesinde yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Olaydan önce ben 7 yıldır birlikte olduğum M.A. adlı erkek arkadaşım ile birlikte işyerime geldim. Komşu işyerindeki kişiler ‘Bu kadın içeri bir adam attı’ diyerek bize saldırdı. Bunun üzerine işyerimi taşımaya karar verdim. Sonra bu olayla ilgili sanık beni arayarak sorunu halledeceğini söyledi. Komşularla bizi barıştırdı. Komşular çıktıktan sonra ben de çıkmak istedim. Ancak sanık beni omzumdan tutarak tekrar oturttu. Sonra da kapıyı örterek ‘Hiç bir yere gidemezsin’ diyerek tehdit edip birlikte olmaya zorladı. Ben yalvardım, yapma diye. Korkumdan titremeye başladım. ‘Üşüyor musun?’ diyerek klimayı açtı. Tehditlerine devam ederek beni sevişmeye zorladı. Başıma daha büyük şeyler gelmesinden korktuğum için bağıramadım. Sonra arkadaşım M.A.’yı aradım. O buluşacağımızı biliyordu. Önce telefonla ulaşamayınca mesaj attım. Ardından tekrar arayarak ‘Anne eve geç geleceğim beni merak etme’ dedim. M.A. da ‘Ben polisi aradım, onu oyala’ dedi. Polislerin geldiğini anlayınca çığlık attım. Polisler içeri girince sanık bana ‘Sen polisi mi aradın, seni öldüreceğim’ diyerek tehdit etti.”

Mahkeme heyeti, sanık Ozan Sayılkan’ı ‘nitelikli cinsel saldırı’ suçundan 5 yıl 10 ay, ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçundan da 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı.

10 bin 400 metrelik tünelin sonu göründü

Karadeniz’i Erzurum üzerinden İran’a bağlayan, Hopa-Artvin kara yolu güzergahındaki Cankurtaran Dağı’nda yapımına başlanan tünelin 7 bin 600 metrelik bölümü tamamlandı.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım tarafından 29 Ekim 2010′da temeli atılan, iki tüp halinde inşa edilen, bitirildiğinde toplam 10 bin 400 metre uzunluğuna sahip olacak Cankurtaran Tüneli’nde çalışmalar, Borçka ve Hopa ilçelerinden çift taraflı sürdürülüyor.

Borçka tarafından 2 bin 700, Hopa tarafından ise 4 bin 900 metrelik kısmı delinen tünelin 2014 yılında hizmete girmesiyle Hopa-Borçka kara yolu 30 kilometreden 18 kilometreye düşecek.

Askeri alanda kafatasları çıktı!

Yağmurun etkisiyle meydana gelen toprak kaymasının ardından ortaya çıkan bu görüntüler korkuttu.

Kırıkkale’de, eskiden askeri alan olan arazide yağmurun etkisiyle meydana gelen toprak kayması sonucu insan kafatasları ve kemikleri ortaya çıktı. İhbarın ardından bölgede inceleme başlatıldı.

Keskin İlçesi yolu üzerindeki Arpalık Çukuru mevkiinde meydana gelen toprak kaymasının ardından ortaya çıkan insan kafataslarını ve kemiklerini görenler polise ihbarda bulundu. Polislerin de bilgilendirmesinin ardından Cumhuriyet Savcısı’nın talimatıyla kemiklerin bulunduğu bölgede kazı çalışması yapıldı. Çıkartılan kafatasları ve kemikleri incelemeye alındı. Geçen yıl aynı bölgede 23 Nisan tarihinde kafatası ve insan kemikleri bulunmuştu.

Kemiklerin bulunduğu alan, Kırıkkale- Keskin karayolu üzerinde ve 10 yıl önce Çankırı’ya taşınan 61. Piyade Alayı’nın cephanelik olarak kullandığı bölgede yer alıyor.

Cinnet getiren anne dehşet saçtı

İstanbulda yaşanan olay kanınızı doldurucak…

Sancaktepe’teki dehşet verici olay bugün 12.00 sıralarında yaşandı.

Eşinin boşanmak istediği için bunalımda olduğu öne sürülen Serengül K. adlı kadın , 11 yaşındaki oğlu Hüseyin K.’yı başına balta ile vurarak öldürdü. Ardından çok sayıda ilaç içen kadın intihar girişimde bulundu. Evden gelen gürültüyü duyan komşuların yaptığı ihbarla olay yerine gelen polis, daireye girdiklerinde dehşet verici manzara ile karşılaştı.

Serengül K. hastaneye kaldırılırken oğlunun cesedinin incelemedin ardından morga götürüleceği belirtildi. Polisin incelemesi devam ediyor.

Yunus yavruları kıyıya vurdu

Karadeniz’de etkili olan fırtınanın ardından kayalıklara çarparak telef olan yunus yavruları, Ordu sahiline vurdu.

Telef olan 15 yunus, görevliler tarafından toplanarak ormanlık alanda gömüldü.

Karadeniz Bölgesi’nde etkili olan olumsuz hava ve şiddetli fırtına yunuslara da zarar verdi. Ordu kent merkezi ile Perşembe, Fatsa, Gülyalı ilçe sahillerinde yaklaşık 15 yunus yavrusu kıyıdaki kayalara çarparak telef oldu. Bu sabah sahilde yürüyüş yapanlar ölü yunusları görünce Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü’ne haber verdi.

Sahilde inceleme yapan Müdürlük görevlileri, ölü yunusları toplayıp ormanlık alana götürerek gömdü.

Evli öğretmen öğrencisiyle yakalandı

26 yaşındaki kadın öğretmen, özel ders verdiği 17 yaşındaki öğrencisiyle arabada seks yaparken yakalandı. Evli olan öğretmen, 18 yaşının altında olan öğrencisiyle beraber olduğu için mahkemeye çıkarılacak. 

İngiltere’nin Dumfries kentinde bir Katolik ortaokulunda dört yıldır öğretmen olan Eppie Sprung Dawson, özel ders vermeyi kabul ettiği öğrencisiyle arabasında seks yaparken polise yakalandı.
Okuma güçlüğü çeken 17 yaşındaki öğrencisine özel ders vermeyi kabul ettiğini, ardından onu arabasıyla boş bir araziye götürerek seviştiğini kabul eden Dawson, yaşı küçük olan öğrencisiyle ilişkiye girdiği için cinsel suçlardan yargılanacak.

Polis, kefaletle serbest kalması beklenen kadının, rutin bir devriyede yakalandığını belirtti. Devriye halindeki polisler, boş bir arazide Dawson’ın aracını fark etti. Aracın yanına giden polisler, genç öğretmenle öğrencisini sevişirken yakaladı.

Daily Mail’in haberine göre, öğrencisiyle sevişirken yakalanan Dawson, suçunu kabul etti. Genç öğretmenin 32 yaşındaki eşi Ranald ve öğretmeniyle basılan öğrencinin ailesi konu hakkında yorumda bulunmadı.

Dawson’ın çalıştığı St Joseph’s College’da öğrenim görmüş olan bir öğrenci, genç öğretmenin öğrencilere öpücük dolu mesajlar göndermesiyle tanındığını belirtti.

Erdoğan’ın başdanışmanından önemli açıklamalar

Yalçın Akdoğan, ‘Süreci başlatan ve taşıyan iktidardır’ dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Siyasi Başdanışmanı Yalçın Akdoğan CNN Türk’te yayınlanan Ankara Günlüğü programında Hande Fırat’ın sorularını yanıtladı. Diyarbakır’da düzenlenen Nevruz kutlamalarında Abdullah Öcalan’ın mektubunu değerlendiren Akdoğan, “Süreç açısından iki mesaj önem taşıyordu. Birincisi silahların susması, ikincisi sınır dışına çekilme. Bu iki somut mesaj verilmiş oldu” dedi. Akdoğan süreçte gelinen noktayla ilgili olarak da, “Süreci başlatan ve yürüten iktidardır’ diye konuştu.

CNN Türk’te yayınlanan Ankara Günlüğü programında Hande Fırat’ın sorularını yanıtlayan Başbakan Erdoğan’ın Siyasi Başdanışmanı Yalçın Akdoğan, Diyarbakır’daki Nevruz kutlamalarında okunan Abdullah Öcalan’ın mektubu ve süreçte gelinen noktayı değerlendirdi. Süreci başlatan ve yürütenin hükümet olduğunu ifade eden Akdoğan, tarihi bir süreci yaşadıklarını belirterek şöyle konuştu:

“AK Parti iktidarının başlattığı tarihi bir süreci yaşıyoruz. Öcalan’ın verdiği bu mesajlarında bu sürece uygun olduğu, birtakım hassasiyetleri gözettiği anlaşılıyor. Sadece kendi kitlesine mesajlar vermek yerine genel olarak Türkiye’nin umumi hassasiyetlerini gözeten, farklı toplum kesimlerini de nazara alan mesajlar ilettiğini görüyoruz. Süreç açısından iki mesaj önem taşıyordu. Birincisi silahların susması, ikincisi sınır dışına çekilme. Bu iki somut mesaj verilmiş oldu. ‘Silah dönemi artık kapanmıştır’ vurgusunun işlenmesi çok önemlidir. ‘Ortak bir tarih, medeniyet, İslam dininin kuşatıcılığı ve kardeşlik hukuku’ şimdi bugüne kadar örgüt ve uzantıları bu kavramdan çok antipati duyuyorlardı. Oysa bugün paradigmayı Öcalan’ın değiştirdiğini görüyoruz. Yeni bir siyaset üslubu ile topluma birtakım mesajlar ilettiğini görüyoruz. Bu bence çok önemli. Örgütün ateist, Marksist-Leninist olduğu biliniyor. Ancak bugün üç peygambere vurgu yapması, İslam bayrağı altında bugüne kadar birlikte medeniyetler inşa etmiş olmasından bahsetmesi bu yeni bir durum.”

“OSLO’DAKİ SÜREÇ ÖRGÜT TARAFINDAN AKAMETE UĞRATILDI”

Oslo sürecinin örgüt tarafından sabote edildiğini kaydeden Akdoğan şunları söyledi:

“Oslo sürecinde yaşananlara yönelik: ‘Terör meselesini çok boyutlu görüp her alanda terörle mücadele etmek için birtakım çalışmalar ortaya koyduk. Bunlardan bir tanesi de bu görüşme süreciydi. Oslo süreci bunun bir parçasıydı. Oslo’da bir süreç yaşadık ve bu akamete uğratıldı. Oslo görüşmelerinde sürecin özellikle örgüt tarafından sabote edildiğini gördük. Silvan saldırısında Kandil açıkça saldırarak süreci sabote etti. DTK Silvan saldırısının olduğu gün demokratik özerklik ilan etti. BDP Habur’da sergilediği tavırlarla süreci sabote etti. Oslo sürecinde BDP çok fazla sürecin dışındaydı. Bugün sürecin daha içine girmiş durumda.”

‘KANDİL ÖCALAN’I İMRALI’YA GÖMDÜ’

Akdoğan, Oslo süreci esnasında Kandil’in gerçekleştirdiği eylemlerin Öcalan’ı etkisiz ve devre dışı bıraktığını savundu. Örgütün düzenlemiş olduğu saldırılarla süreci baltaladığını vurgulayan Akdoğan, “Örgütte, ‘Devrimci Halk savaşı ile biz neticeye ulaşırız ‘ durumu ortaya çıktı. Ama bu stratejileri boşa çıktı. KCK operasyonları şehirlerde topyekün bir ayağa kalkış durumunu engellemiş oldu. Kırsalda güvenlik güçlerinin başarılı operasyonları, alan hakimiyeti kurma stratejisini boşa çıkardı. Örgütün son bir silahla mücadele ederek sonuç alırız düşüncesi çöpe gitti. Oslo sürecinden sonra devlet bütün kapıları kapattı. Öcalan şunu gördü; ‘eylem olursa ben muhatap alınırım’ değil eylem yapıldıkça kendisi devre dışı kaldı. O süreçte aslında Kandil Öcalan’ı İmralı’ya gömmüştü” dedi.

“BU BİR AL-VER SÜRECİ DEĞİL”

Yaşanan süreçte karşılıklı olarak bir pazarlığın söz konusu olmadığını söyleyen Akdoğan, “Bu bir al-ver süreci değil. Karşılıklı olarak bir pazarlık şeklinde bu süreç yürümüyor. Elbette bir görüşme var. Bu görüşme etrafında mutabakata varıldıkça birtakım adımlar atılıyor. Bu sürecin nihai amacı silahların bırakılmasıdır. Bu süreçte bu hamlenin öncelikle pratize edilmesi, gerçekleştirilmesi gerekiyor” dedi.

“ÖZGÜRCE VE KARDEŞÇE YAŞANABİLECEK YENİ MODEL ARAYIŞI”

Yalçın Akdoğan, Abdullah Öcalan’ın mektubunda bahsettiği ‘özgürce ve kardeşçe yaşanabilecek yeni model arayışı’ sözleriyle ilgili olarak şunları söyledi:

“Bu bizim Kürtler ve Türkler arasındaki bir sorun değil, işte bu modernite, Ulus Devletlerinin üretilmesi gibi Uluslararası sisteme topu atan bir yaklaşım içerisinde olduğunu görüyoruz. Türkiye’de çok ciddi bir demokratikleşme hamlesi içerisinde. Bütün bu farklı kesimlerin; özgürce, kardeşçe bir arada yaşayabilmesi için bugün konuşulan konulardan bir tanesi de yeni anayasa konusudur. Yani YÖK’ten tutun da başkanlık sistemine kadar bir sürü farklı konuda tartışılıyor. Herkes ileri demokrasiye geçmek için kurumsal dönüşümleri nasıl yapmalıyız? İç barışı ve toplumsal huzuru pekiştirmek için daha farklı nasıl adım atmalıyız? Sorusunun cevabını arıyor. Bu bağlamda söylenilmiş bir söz olarak algılıyorum.”

Ünlü Modacı hastaneye kaldırıldı

Ünlü Modacı Arte Tahir gece evinde fenalaştı.

Hastaneye kaldırılan ve midesi yıkanan Tahir’in alkol aldıktan sonra ilaç kullandığı ve bu nedenle fenalaştığı öğrenildi.

Beşiktaş Arnavutköy Şeker Vadi Konaklarında oturan Modacı Arte Tahir, Neşe Ünal ile birlikte alkol almaya başladı. İddialara göre bir süre sonra ise başı ağrıdığı gerekçesiyle 1 tane ağrı kesici hap alan Arte Tahir, fenalaşarak yere yığıldı. Bunun üzerine yanında bulunan arkadaşı Ünal, durumu 112 Sağlık ekiplerine bildirdi.

Olay yerine gelen sağlık ekipleri baygın haldeki Arte Tahir’i ambulansla Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırdı. Midesi yıkanan ve durumunun iyi olduğu öğrenilen ünlü modacı hastanede müşahade altında tutuluyor.

Arte Tahir’in durumu hakkında basın mensuplarına açıklama yapan Neşe Ünal, “Yanındaydım 2 gündür beraberiz. Hiçbir sıkıntı yok. Alkol aldıktan sonra da ağrı kesici hap aldı. Bir süre geçtikten sonra ise kusmaya başladı. Ambulansı aradım. Şuan durumu iyi” şeklinde konuştu.